TBMM'nin onurlu tarihinde Türk kadınının medeni ve siyasi haklarına kavuşturulmasının önemli bir yer işgal ettiğine dikkat çeken Mumcu, Atatürk Türkiyesi'nin aydınlığından en çok yararlananların kadınlar olduğunu vurguladı. Mustafa Kemal Atatürk'ün, 30 Ağustos 1925'te Kastamonu konuşmasında, 'Bir sosyal toplum, bir millet, erkek ve kadın denilen iki cins insandan meydana gelmiştir. Kabil midir ki bir kitlenin bir parçasını ilerletelim, diğerini ihmal edelim de kitlenin tümü ilerleyebilsin. Mümkün müdür ki bir topluluğun yarısı topraklara zincirle bağlı kaldıkça diğer kısmı göklere yükselebilsin. Şüphe yok, ilerleme adımları dediğim gibi iki cins tarafından beraber, arkadaşça atılmalıdır. Böyle olursa inkılap başarılı olur. Memnuniyetle görüyoruz ki bugünkü tutumumuz gerçek icaba yaklaşmaktadır. Herhalde daha cesur olmak lüzumu açıktır' dediğini hatırlatan Mumcu, "TBMM'nin, kadını toplumun eşit ve özgür bireyi yapan Atatürk devrimlerini yaşatacağına, kadını tekrar ikinci sınıf vatandaşlığa mahkum etmek isteyenlere asla izin vermeyeceğine ve kadını eşit haklar ve fırsatlar açısından daha da ilerleteceğine inanıyorum. Bu makamda bulunuşumun bu açıdan da özel bir anlam taşıdığını belirtmek istiyorum." diye konuştu.
Son günlerde terörün bir kez daha gencecik insanların yaşam haklarını ellerinden aldığını kaydeden Mumcu, yaşam hakkının kutsal ve terörün bir insanlık suçu olduğunu belirtti. Mumcu şunları kaydetti: "Terörün uluslararası ve ulusal bağlantıları vardır. Etnik kimliği, dini, ideolojiyi kullanır. Tehdit, baskı, korku yaratarak toplumları sindirmeye çalışır. Hangi nedenle olursa olsun terör olaylarının yanında olmak bu insanlık suçuna ortak olmak demektir. Terörün ana amacı, ülkelerin vatandaşlarını ve ulusları birbirine düşman etmektir. Terörün arkasındaki çıkar çevreleri bu düşmanlıktan hem siyasi, hem ekonomik kazanç çağlarlar. Atatürk, 'Savaş zorunlu ve yaşamsal olmalıdır. Ulusun yaşamı tehlikeyle karşılaşmadıkça savaş bir cinayettir' demiştir. Kan üstünden rant sağlayan terörün ulusları savaş bataklığına sürüklemesine hep birlikte karşı çıkmalıyız. Ülkemizde terör acısını ocağında ya da yüreğinde hissetmeyen neredeyse hiçkimse kalmadı. Yaşam hakkı elinden alınan her değer arkasında acılı ana babalar, eşler, çocuklar, kardeşler bıraktı. Bugüne kadar terör nedeniyle yitirdiğimiz tüm vatandaşlarımızın yakınlarına başsağlığı diliyor ve derin acılarını paylaşıyorum."
TBMM'ye başkanlık ettiği oturumlarda Meclis çalışmalarını Türkiye'nin ve Türk ulusunun çıkarları doğrultusunda, kürsü masumiyeti çerçevesinde tam bir tarafsızlık içinde yöneteceğini vurgulayan Mumcu, bu tarafsız yönetimin dayanaklarının Cumhuriyet'in temel değerleri, Atatürk devrimleri, demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti ilkeleri ve TBMM'de uygulamalarla yerleşmiş gelenek ve kurallar olacağını ifade etti.
TBMM Genel Kurulu 34 yıl aradan sonra ilk kez bir kadın Başkanvekili tarafından açıldı. Meclis Başkanvekili ve CHP İzmir Milletvekili Güldal Mumcu'nun soğukkanlı olduğu gözlendi. Genel Kurul salonunda bulunan milletvekilleri Mumcu'yu dikkatle izlerken, kızı Özge Mumcu da izleyici locasında hazır bulundu.
ANKA-İHA
Mynet Haber